Geleneksel finans teorisine göre yatırımcıların amacı maksimum fayda sağlamaktır ve bu amaç doğrultusunda her zaman ön yargısız ve rasyonel davranırlar. Günümüzde ise finansa dair bu bakış açısı büyük oranda değişmiştir. Bu alanda yapılan araştırmalar göstermiştir ki insan psikolojisi finansal kararların alınmasında oldukça etkilidir.

Piyasalarda oluşan krizler, panikler, çöküşler, coşkular ve balonlar insanların her zaman rasyonel davranmadıklarının en önemli göstergeleridir. İnsanlar çıkarları doğrultusunda, rasyonel davranışlar sergiliyorsa, aynı ekonomik gelişmeye farklı tepkiler veren, bir bölümü tüm varlığını kaybederken diğer bölümü çok yüksek kazançlar sağlayan yatırımcıların birbirlerinden farkları nelerdir? Bu farkı sadece deneyim ya da eğitim ile açıklamak da pek mümkün değildir, çünkü deneyimli yatırımcıların, fon yöneticilerinin veya yatırım bankalarının da rasyonel olmayan davranışlar sergilediklerini gösteren onlarca örnek bulunmaktadır.

Psikoloji ve finansı bir arada inceleyen bu alan "Davranışsal Finans" olarak adlandırılmaktadır. Bu yeni sayılabilecek finans teorisine göre yatırımcılar, geleneksel tanımın aksine oldukça sık rasyonel olmayan davranışlarda bulunmaktadır ve çoğu zaman yatırım kararlarında ön yargılarının etkisinde kalmaktadır. Davranışsal finans teorisinin, öngörülebilirliği ve rasyonelliği baz alan etkin piyasalar hipotezi, portföy teorisi ya da sermaye varlıklarını fiyatlama modeli gibi modern finansın önemli görüşleriyle ters düştüğü açıktır. 

Her ne kadar duyguların finansal kararları etkileyebileceğine dair geçmiş görüşler olsa da davranışsal finans teorisinin temelleri Daniel Kahneman ve Amos Tversky'nin 1974 yılında kurdukları "Beklenti Teorisi" ile atılmıştır. Bu alandaki çalışmaların büyük bölümü bu iki bilim adamına aittir. 2002 yılında Daniel Kahneman davranışsal finans üzerine yaptığı çalışmalar nedeniyle Nobel Ekonomi Ödülü kazanmıştır. Richard Thaler da daha sonraki dönemde çalışmalarıyla davranışsal finans teorisine önemli katkılarda bulunan bir diğer isimdir.

"Yatırımcılar neden irrasyonel kararlar alır?" sorusu davranışsal finansın temel çalışma alanıdır, yapılan çalışmalarda yatırımcıların sıklıkla yaptığı bilişsel hatalar ve önyargılar tespit edilmiştir. Aşağıda bu önyargı ve hataların bazıları listelenmiştir*:

  • Aşırı Güven
  • Mental Muhasebe
  • Riskin Algılanışı
  • Gurur ve Pişmanlık
  • Çerçeveleme
  • Temsililik ve Aşinalık
  • Duygusal Durumun Etkisi
  • Sosyal Etkileşim ve Sürü Davranışı 

Yatırım/Yatırımcı psikolojisi kategorisi altında yatırımcıların karşılaşabilecekleri bilişsel hata ve önyargıları detaylı olarak paylaşmayı amaçlıyorum. 

Bugün, finansal okuryazarlık ve piyasa deneyimi kadar güçlü psikoloji de başarılı yatırımcı olabilmenin temel şartları arasında yer almaktadır. Davranışsal finansın temel kavramlarının öğrenilmesi yatırımcının kendisini hataya sürükleyen duygu ve düşüncelerinin, önyargılarının ve bilişsel hatalarının farkına varmasını sağlayacaktır. Bir ileri aşamada ise bazı finansal olaylara diğer yatırımcıların, özellikle de kitlelerin nasıl tepki verebileceğini öngörebilme yeteneği kazandıracaktır. Yatırım kararlarının bu kavramlar doğrultusunda sorgulanarak alınması piyasada var olmanın ve başarılı finansal sonuçlar elde etmenin önemli bir koşulu olarak görünmektedir.

Bu terimin İngilizce karşılığı: Behavioral Finance

*Kaynak: The Psychology of Investing, J.R. Nofsinger

Onur CEYLAN
Author: Onur CEYLANWebsite: https://tr.linkedin.com/in/onurceylanEmail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Hakkımda
Yatırımcı, Finans ve Sermaye Piyasası Uzmanı ( S P K ileri düzey lisansı ve türev araçlar lisansı sahibiyim. Eski bankacıyım, uzun süredir bireysel yatırım portföyümü yönetiyorum. Piyasarehberi.org sitesindeki yazılar finansal okur yazarlığa katkıda bulunmak amacıyla tarafımdan yazılmaktadır, site içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ).