Finansal tablolar işletmenin geçmiş performansı ile ilgili birçok bilgiyi kayıt altına almaktadır. Finansal tabloların çeşitli amaçlar için düzenlenmesi, incelenmesi ve yorumlanması işlemi "finansal analiz" olarak adlandırılmaktadır.

İşletmenin finansal sonuçları (Bilanço ve gelir tablosu) hem işletmenin kendisi için hem de işletme dışı için büyük önem taşımaktadır. Bu durumda finansal analizin aşağıdaki amaçları taşıdığı söylenebilir;

  • Yönetim Açısından Finansal Analiz: İşletmenin belirlediği hedeflere ulaşıp ulaşmadığını tespit etmek için kullanılan analizdir. Bu analiz sonucunda işletme yönetiminin performansı ortaya konmuş olur, işletmenin geleceği için alınacak kararlara ışık tutması açısından önemlidir.
  • Kredi Verenler Açısından Finansal Analiz: İşletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve yatırımlarını finanse edebilmesi için ihtiyacı olan krediler işletmenin finansal performansına göre tahsis edilmektedir. Kredi veren kuruluş işletmenin borç ödeyebilme kabiliyetini ortaya çıkarmak için finansal tablo analiz tekniklerinden faydalanmaktadır.
  • Yatırım Analizi: Yatırımların öz kaynaklar ile mi yoksa uzun vadeli kredilerle mi finanse edilmesi gerektiği, kredi öz kaynak yapısının ne olması gerektiği ve yatırımların yapılabilirliği gibi konular açısından hem işletme yönetimi hem de finansörler açısından önem taşımaktadır.
  • Pay Sahipleri Açısından Finansal Analiz: Finansal analiz payları halka açık ve borsada işlem gören işletmelerin paylarına yatırım yapmak isteyen yatırımcılar açısından da önem taşımaktadır. Özellikle işletmenin gerçek değeri ile borsa değeri arasındaki farkın ortaya çıkarılması ve işletmenin gelecekteki kar potansiyelinin, finansal sonuçların olumlu yönde mi yoksa olumsuz yönde mi değiştiğinin analiz edilmesi açısından önemlidir.

Finansal analiz analizde kullanılan dönemlere göre de farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. Finansal analiz kapsamına göre statik analiz ve dinamik analiz olarak ikiye ayrılmaktadır. Sadece bir yıla ait finansal sonuçların analiz edilmesi statik analiz, birden fazla yıla ait finansal sonuçların birlikte ve karşılaştırmalı olarak analizi ise dinamik analiz olarak adlandırılmaktadır. 

Finansal analiz yöntemleri dikey analiz, yatay analiz, trend analizi ve oran analizi olmak üzere dört başlıkta incelenebilir;

1. Karşılaştırmalı Tablolar Analizi (Yatay Analiz):

Yatay analiz birden fazla döneme ait finansal sonuçların karşılaştırılması işlemidir. Karşılaştırılan mali dönemlerde hesaplar arasındaki değişimler yüzdesel artış-azalış olarak incelenmekte ve bu değişimler üzerinden işletmenin mevcut finansal durumu yorumlanmaktadır. Aynı hesabın birbirini izleyen dönemler itibariyle karşılaştırılması nedeniyle "yatay analiz" olarak adlandırılmaktadır.

(Hesaptaki artış ya da azalış / Baz yıldaki hesap değeri) * 100 

Örneğin; işletmenin 12/2015 ve 12/2016 tarihli finansal tabloları yan yana getirilir, inceleme sonucunda duran varlıklarda azalış söz konusu ise bu azalışın nedeni sorgulanır, duran varlık satışı yapıldıysa gelirlere etkisine bakılabilir, ya da kredilerde artış varsa kredilerin ne amaçla ya da hangi varlığı fonlamak amacıyla kullanıldığı incelenebilir. Baz dönemde gerçekleşen kredi artışının mali yapıyı bozup bozmadığı sorgulanabilir. Stoklarda normal olmayan bir artış varsa işletmenin satışlarında sorun olup olmadığı incelenebilir. Gelir tablosunda da satışlar, faaliyet karı ya da finansman giderlerine karşılaştırmalı olarak bakılarak buna benzer sorgulamalar yapılabilir.

Bu soruların cevaplanması ile beraber işletmenin finansal durumu detaylı bir şekilde ortaya konulur. Görüldüğü üzere yatay analiz artış ve azalışların tespiti ile tamamlanmamaktadır, faydalı bir analiz bunların nedenlerini ve işletme için sonuçlarını da içermelidir.

2. Yüzde Yöntemi (Dikey Analiz):

Dikey analiz belirli bir dönemdeki bilanço ve gelir tablosundaki hesapların birbirleri ile olan ilişkilerinin analiz edilmesine dayanmaktadır, başka bir dönemle değil de bir hesabın aynı dönemde oluşan başka bir hesapla karşılaştırılması nedeniyle "dikey" olarak adlandırılmaktadır.

Dikey analizde aktif toplamı "100" olarak kabul edilir, diğer hesaplar ise aktif toplama olan oranına göre ifade edilmektedir. Örneğin aktif toplamı 500.000 TL olan bir işletmede stoklar 120.000 TL ise, aktif toplamı 100 kabul edildiğinde stoklar 120.000/500.000 * 100 = %24 olarak hesaplanmaktadır. Bu hesaplama ile her bir hesabın aktif toplamı içindeki oransal ağırlığı tespit edilmektedir.

Gelir tablosunda ise dikey analiz net satışlar hesabına 100 değeri verilerek yapılabilir. Bu durumda diğer tüm gelir ve gider hesapları net satışlara olan oranları ile değerlendirilebilir.

(Analizi yapılan hesap / Baz alınan ana hesap) * 100

Hangi hesaba 100 değeri verileceği analizin amacına göre değişebilir, bu nedenle analizi yapan kişi tarafından belirlenebilir. Örneğin yalnızca dönen varlıklar ile ilgili bir analiz yapılmak istenirse dönen varlıklar toplamına 100 değeri verilerek dönen varlıklar içindeki diğer hesapların bu hesap grubu içindeki ağırlığı görülebilir. Dikey analizde bir mali döneme ait veriler analiz edildiği için temelde statik bir analiz türüdür, fakat analiz sonuçları geçmiş dönemlerle ya da diğer rakip işletmelerle karşılaştırılarak daha faydalı yorumlar yapılabilir.

3. Eğilim Yüzdeleri Yöntemi (Trend Analizi):

Eğilim analizi de yüzde yöntemine benzer bir uygulamadır fakat eğilim analizinde bir dönem değil birden çok dönem analiz edildiği için statik değil dinamik bir analiz türüdür. Eğilim analizinde seçilen baz dönemdeki (örneğin 12/2015) hesapların tamamına "100" değeri verilir, diğer dönemlerde (12/2016, 12/2017 gibi) aynı hesapların baz yıla göre nasıl değiştiği takip edilir. Örneğin bankalar hesabı baz yılda 500, ikinci yılda 1.000 ve üçüncü yılda 750 bin TL değerini aldıysa eğilim analizine göre baz yıl olan 500 bin TL "100" değerini, ikinci yıl %100 artış olduğu için "200" değerini, üçüncü yıl ise baz yıla göre %50 artış olduğu için "150" değerini alacaktır. Görüldüğü üzere bu analiz gelecek yıllarda da devam ettirildiği takdirde finansal sonuçlar baz yıla göre bir endeks olarak ifade edilebilir.

(Analiz yapılan yılın verisi / Baz yılın verisi) * 100

Eğilim yüzdeleri sonucunda karşılaştırmalı tablolar analizine benzer şekilde farklı yılların finansal sonuçları ile ilgili  yorumlar yapılabilir ve en önemlisi işletmenin finansal sonuçlarının izlediği uzun vadeli trend kolayca görülebilir.

4. Oran (Rasyo) Analizi:

Rasyo ya da diğer adıyla "oran analizi" işletmenin finansal sonuçlarını hızlı ve farklı açılardan değerlendirebilmek için kullanılan bir analiz türüdür. Rasyo analizlerinde finansal tablolarda yer alan çeşitli hesaplar arasındaki ilişkiler matematiksel (oransal) olarak gösterilmektedir. Örneğin dönem karının satışlara oranı kar marjı oranı olarak adlandırılmaktadır.

Oran analizinin amacı işletmeyi likidite, faaliyet etkinliği, finansal yapı ve karlılık açısından değerlendirmek ve rakip işletmeler ile karşılaştırılabilir veriler elde etmektir. Genellikle oran analizi sonucunda çıkan yüzde "olumlu" ya da "olumsuz" şeklinde yorumlanmaktadır. Aşağıda en sık kullanılan oran analizlerinin bir listesi bulunmaktadır.

  • Likidite Oranları: İşletmenin kısa vadeli yükümlülüklerini yerine getirme gücünü gösteren oranlardır. Başlıca likidite oranları "cari oran", "asit test oranı" ve "nakit oran" olarak sıralanabilir.
  • Faaliyet Etkinliği Oranları: İşletme varlıklarının etkin kullanılıp kullanılmadığı hakkında bilgiler veren oranlardır. "Stok devir hızı", "alacak devir hızı", "alacak tahsil süresi", "borç devir hızı" ve "borç tahsil süresi" en sık kullanılan oranlar arasındadır.
  • Finansal Yapı Oranları: İşletmenin uzun vadeli yükümlülüklerini ödeme gücünü, varlıkların nasıl finanse edildiğini ve varlıklar ile kaynaklar dağılımının uyumunu bu rasyoları kullanarak tespit etmek mümkündür. "Finansal kaldıraç oranı", "Borç öz sermaye oranı", "Öz sermaye varlık toplamı oranı", "Yabancı kaynak varlık toplamı oranı" gibi oranlar en sık kullanılan finansal yapı oranlarıdır.
  • Karlılık Oranları: Finansal analizin en önemli parçalarından birisi de karlılık analizidir. Sonuç olarak işletmelerin amacı kar elde etmek, elde ettiği karla büyümek ve pay sahiplerine kazanç sağlamaktır. Karlılık oranları işletmenin elde ettiği karın yeterliliğini ve elde edilen karın hangi kaynaklardan geldiğini anlamak açısından kullanılmalıdır. En sık kullanılan karlılık oranları "kar marjı oranı", "faaliyet karı oranı", "öz kaynak karlılığı" ve "varlık (aktif) karlılığı" olarak sıralanabilir.

Oran analizlerinin yorumlanması sırasında oldukça dikkat edilmesi gerekmektedir, sonuçlara yalnızca yüzdesel veriler olarak bakmak işletme özelindeki birçok konunun gözardı edilmesine neden olabilir, sonuçların değerlendirilmesinde işletmenin bulunduğu sektör, faaliyet konusu ve yakın dönemde işletmeyi etkileyen olaylar da göz önünde bulundurulmalıdır. Özetle oran analizleri hızlı bir değerlendirme sağlayabilir fakat yalnız başlarına yorumlanmaları doğru değildir.

Bu yazıda yatay analiz, dikey analiz, trend analizi ve oran analizi olmak üzere dört temel finansal tablo analiz tekniği özetlenmiştir. Bu analiz tekniklerinin birbirlerini tamamlayıcı şekilde, beraber kullanılması her zaman daha faydalı olacaktır.

Onur CEYLAN
Author: Onur CEYLANWebsite: https://tr.linkedin.com/in/onurceylanEmail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Hakkımda
Yatırımcı, Finans ve Sermaye Piyasası Uzmanı ( S P K ileri düzey lisansı ve türev araçlar lisansı sahibiyim. Eski bankacıyım, uzun süredir bireysel yatırım portföyümü yönetiyorum. Piyasarehberi.org sitesindeki yazılar finansal okur yazarlığa katkıda bulunmak amacıyla tarafımdan yazılmaktadır, site içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ).