Finansın en bilinen varsayımlarından birisi de yatırımcıların riskten kaçındıkları ve riski daha düşük fakat getirisi daha yüksek yatırımlara yönelecekleridir. Aslında bu varsayım portföy teorisini özetlemektedir. bu yazıda risk tercihine göre yatırımcı türleri, risk-getiri arasındaki ilişki ve bu ilişkinin portföy teorisindeki yeri özetlenmektedir.

Yatırımcının risk tercihi fayda teorisi ile açıklanmaktadır. Bilindiği üzere finansta, bireylerin istek ve ihtiyaçlarını karşılama ölçüsü "fayda" olarak adlandırılmaktadır. Fayda teorisi, portföy teorisi açısından da büyük önem taşımaktadır. 

Risk Tercihine Göre Yatırımcı Türleri:

Temel olarak risk tercihlerine göre yatırımcılar, riskten kaçınan, riski seven ve riske kayıtsız (nötr) olarak üç farklı kategoride incelenebilir, bu yatırımcı türlerinin fayda eğrileri de aşağıdaki şekil üzerinde gösterilmektedir:

Riskten Kaçınan Yatırımcılar (Risk Averse):

Riskten kaçınma hiç risk almama anlamına gelmez. Grafikten de görüleceği üzere riskten kaçınan yatırımcının fayda eğrisi azalarak artmaktadır. Gelirdeki artıştan elde edilecek marjinal fayda 1'den küçüktür. Bu yasa; "azalan marjinal fayda yasası" olarak bilinmektedir. Peki bu ne anlama geliyor? Riskten kaçınan yatırımcının servetindeki her bir birim artış belirli bir süre sonra yatırımcıya daha düşük fayda sağlamaktadır. Yatırımcı belirli bir seviyeden sonra servetini artırmak yerine korumak isteyecektir. Bu da riskten kaçınan yatırımcının kendisine daha yüksek getiri sağlayacak riskli seçenekler yerine daha düşük getirili fakat daha az belirsizlik içeren yatırımlara yöneleceği anlamına gelmektedir.

İlgili yatırımcıya ait fayda grafiği konkavdır. Konkavlık arttıkça riskten kaçınma derecesi de artmaktadır.

Finans teorisinde "rasyonel yatırımcı" kavramının karşılığı riskten kaçınan yatırımcıdır.

Riski Seven Yatırımcılar (Risk Seeking):

Aşağıdaki grafikte risk almayı seven yatırımcının fayda eğrisinden, yatırımcının servet seviyesinin artması ile elde ettiği faydanın servet artışına oranla daha fazla arttığı görülmektedir. Bu da özetle riskten hoşlanan yatırımcının marjinal faydasının 1'den büyük olduğu anlamına gelmektedir. Servetindeki her bir birim artıştan giderek daha fazla fayda sağlayacak olan bir yatırımcı doğal olarak daha riskli fakat getirisi daha yüksek varlıklara yönelecektir. 

Riske Karşı Nötr Yatırımcılar (Risk Neutral):

Riske karşı kayıtsız yatırımcı için önemli olan getiridir. Riskin seviyesi bu kategorideki yatırımcının tercihini değiştirmez. Bu durumda marjinal fayda 1'e eşittir diyebiliriz.

servet ve fayda ilişkisi

Örneğin, bir yarışmada kesin olarak 100 TL kazanmak ile %50 ihtimalle 200 TL kazanmak arasında yapılacak seçimleri yatırımcı türlerine göre incelersek aşağıdaki sonuçları elde ederiz. Bu iki ihtimalde de beklenen getiri 100 TL 'dir  (%50*200 ve 100 TL).

Riskten kaçınan yatırımcı belirsizlik içeren seçenek yerine kesin olarak 100 TL kazanacağı ihtimali seçecektir.

Risk arayan yatırımcı diğer seçeneğe göre 100 TL daha fazla kazanma ihtimali olduğu için belirsizlik içeren %50 ihtimalli seçeneği tercih edecektir, risk karşısında nötr olan yatırımcı ise iki seçeneğin de aynı beklenen getiriye sahip olması nedeniyle belli bir yönde tercihi yoktur, herhangi bir seçeneğe yönelebilir.

Yatırımcıların risk tercihi davranışsal finans alanında da oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bir çok çalışma erkeklerin kadınlara göre, bekarların evlilere, gençlerin ise yaşlılara göre riskten kaçınma derecelerinin düşük olduğunu göstermektedir.

Fayda teorisi bize yatırımdan elde edilecek faydanın beklenen getiriye ve riske bağlı olduğunu göstermektedir. Bu durumda bir yatırımcının elde edeceği farklı fayda seviyeleri beklenen getiri ve riskten oluşan farksızlık eğrileri yardımı ile gösterilebilir.

Yatırımcının Farksızlık Eğrileri:

Yatırımcıların sonsuz sayıda getiri ve risk birleşimi olabilir. Riskten kaçınan bir yatırımcı için temel kuralı tekrar hatırlayalım; "Yatırımcı yüksek serveti düşük servete, düşük riski de yüksek riske tercih etmektedir". Bu durumda çeşitli yatırım seçenekleri arasında karar verilmesi gerektiğinde düşük risk ve yüksek getiri birleşimini sağlayan ve aynı zamanda en yüksek faydayı sağlayan yatırım seçeneği tercih edilmelidir. 

Bu kuralı grafik üstünde görmek mümkündür. Aşağıdaki grafik riskten kaçınan bir yatırımcının farksızlık eğrilerini göstermektedir:

  • Her bir eğri yatırımcının farklı bir fayda seviyesini temsil etmektedir,
  • Aynı eğri üzerindeki noktalar aynı faydayı sağlamaktadır,
  • Daha yukarıdaki farksızlık eğrisi daha yüksek fayda seviyesini temsil etmektedir.
  • Bireylerin farksızlık eğrileri birbirinden farklıdır, bunu belirleyen de bireylerin risk tercihleridir. Riskten kaçınan bir yatırımcının farksızlık eğrisi düzleştikçe (eğim azaldıkça) riskten kaçınma seviyesi azalır, eğim arttıkça riskten kaçınma seviyesi artar.
  • Farksızlık eğrisi x eksenine paralel konuma geldiğinde riske nötr, negatif eğime geçtiğinde ise riski seven yatırımcının farksızlık eğrileri elde edilir.

yatırımcının farksızlık eğrileri

Farksızlık eğrilerini risk-getiri değişim fonksiyonu (risk-return tradeoff) olarak da adlandırabiliriz. Finansta risk ölçüsü standart sapmadır, bu durumda y ekseni beklenen getiri, x ekseni ise standart sapma ile gösterilmektedir.

Yukarıdaki grafiğin şekli riskten kaçınan yatırımcının risk seviyesi arttıkça daha fazla getiri talep ettiği görülebilir. Yatırımcının önünde A, B ve C yatırımları olduğunu düşünürsek;

  • Yatırımcı A ve C yatırımlarından aynı faydayı sağlıyor, çünkü aynı farksızlık eğrisi üzerindeler. A noktasında C noktasına göre daha az risk ve daha az getiri var fakat riskin artması ile yatırımcı aynı fayda seviyesinde kalabiliyor. Bu durumda yatırımcı A ve C yatırımları arasından herhangi bir seçeneği tercih edebilir.
  • A ve B yatırımları karşılaştırıldığında, iki yatırımın riski aynıyken B yatırımının daha yüksek getiri ve fayda sağladığı görülebilir. Bu durumda yatırımcı B yatırımını seçmelidir.
  • B ve C yatırımları karşılaştırıldığında ise C yatırımının B yatırımı ile aynı getiri beklentisi bulunmaktadır, fakat aynı getiri için daha fazla risk alınması gerekmektedir. Bu durumda yatırımcı daha az risk alarak aynı getiriyi elde edeceği B seçeneğini tercih edecektir. B yatırımından sağlanan fayda da C yatırımına göre daha fazladır.

Peki farksızlık eğrileri portföy teorisinde nasıl kullanılmaktadır?: Portföy teorisine göre yatırımcının farksızlık eğrisinin etkin sınıra (Efficient Frontier) teğet olduğu nokta optimal portföy olarak kabul edilmektedir. 

Risk ve getiri arasındaki ilişkinin portföy yönetiminin temeli olduğunu söyleyebiliriz. Her birey bir yatırımın başlangıcında risk profilini belirlemelidir, her yatırım kuruluşu da hizmetin başlangıcında müşterilerinin risk tercihlerini belirlemek ve yatırımcının profiline uygun seçenekler sunmak durumundadır. SPK mevzuatına göre yatırım tavsiyesi ya da portföy hizmeti alacak yatırımcılara uygulanması zorunlu olan uygunluk testi ve yerindelik testi gibi anketler ya da yatırım fonu içtüzüklerinde yer alan risk profillerine dair uyarılar, risk tercihinin tespit edilmesi gerekliliğine güncel hayattan örnekler olarak gösterilebilir.

Onur CEYLAN
Author: Onur CEYLANWebsite: https://tr.linkedin.com/in/onurceylanEmail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Hakkımda
Yatırımcı, Finans ve Sermaye Piyasası Uzmanı ( S P K ileri düzey lisansı ve türev araçlar lisansı sahibiyim. Eski bankacıyım, uzun süredir bireysel yatırım portföyümü yönetiyorum. Piyasarehberi.org sitesindeki yazılar finansal okur yazarlığa katkıda bulunmak amacıyla tarafımdan yazılmaktadır, site içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ).