Borsaların yüzlerce yıllık tarihinde risk ve getiri arasındaki ilişki oldukça geç tanımlanmış, portföy çeşitlendirmesi ile toplam riskin azaltılabileceğine dair çalışmalar finans piyasalarına bakışı tamamen değiştirmiştir. 

Yalnızca getiriye odaklanan yatırım stratejileri yerlerini zamanla risk odaklı yaklaşımlara bırakmıştır. Geleneksel portföy yaklaşımında toplam yatırımın farklı hisse senetleri arasında paylaştırılmasının, yani çeşitlendirme yapılmasının riski azaltacağı tespit edilmiş ve yatırımcının düşük riskli ve yüksek getiri potansiyeli olan hisse senetlerini seçmesi durumunda başarılı bir portföy oluşturabileceği düşünülmüştür. Bu geleneksel yaklaşımda, birbirinden olabildiğince farklı sektörde ve olabildiğince çok sayıda hisse senedine yatırım yapmanın iyi bir çeşitlendirme olduğu kabul edilir. Aslında "yumurtaları aynı sepete koymamak" söylemi bir anlamda geleneksel portföy yaklaşımını özetlemektedir. 

İlk bakışta farklı hisse senetlerine aynı anda yatırım yapmanın riski düşüreceği düşüncesi doğru olsa da geleneksel yaklaşımın bazı eksiklikleri bulunmaktadır. Örneğin 50 ya da 100 hisse senedine yatırım yapmak riski ancak belirli seviyeye kadar düşürebilir, sonuç olarak yatırım her zaman sistematik risk taşımaktadır ve sistematik risk çeşitlendirme ile yok edilemez. Ek olarak bu yöntemle ayrı ayrı seçilmiş hisse senetlerinin bir araya geldiklerinde ideal portföyü oluşturduğunu söylemek pek mümkün değildir. Bu kadar fazla hisse senedinin yönetilmesi ve takibi de ayrı bir sorundur.

Geleneksel portföy yaklaşımı, riskin çeşitlendirme ile azaltılması fikri ile daha farklı çalışmalara temel oluşturmuştur. 1952 yılında Harry Markowitz tarafından "Journal of Finance" dergisinde "Portföy Seçimi" başlıklı makalede "Modern Portföy Teorisi (MPT)" tanıtılmıştır. Bu makalenin yayınından 38 yıl sonra Markowitz, Merton Miller ve William Sharpe ile beraber Nobel ödülünü kazanmıştır. Modern portföy teorisi izleyen yıllarda geliştirilen "varlık fiyatlama modelleri" için temel oluşturmuştur.

Modern portföy teorisinin geleneksel yaklaşımdan farkları;

  • Portföy kavramına niceliksel (kantitatif) bir bakış açısı getirmesi, 
  • Portföydeki finansal araçların birbirleri ile etkileşimde olduğunu belirterek tek tek portföydeki hisse senetlerine değil bir bütün olarak portföyün kendisine odaklanmayı önemsemesi 
  • Hisse değil portföy seçimini amaçlaması
  • Aynı risk seviyesinde daha fazla getiri elde edilebilecek alternatifleri ortaya koyması

şeklinde özetlenebilir.

Özet olarak modern portföy teorisi çeşitlendirme ile oluşturulan portföyler arasında riski düşük ve getirisi yüksek olan optimal portföyün seçimine odaklanmakta ve bu sonuca ulaşırken istatistiksel araçlar kullanmaktadır. Markowitz'in ortalama varyans modeli olarak bilinen bu yaklaşım aşağıdaki iki temel noktaya dayanmaktadır;

  • Sabit bir getiri altında portföyün riskinin minimize edilmesi,
  • Makul bir risk düzeyinde portföy getirisinin maksimize edilmesi

Modern Portföy Teorisinde (MPT) Kullanılan Kavramlar:

Beklenen Getiri: Bir getirinin gerçekleşme olasılığı ile getiri hedefinin çarpımına eşittir. Portföyün beklenen getirisi ise her bir hisse senedinin beklenen getirisinin portföydeki oranına göre ağırlıklı ortalamaları toplamıdır.

Standart sapma: Bir hisse senedine yatırım yapıldığında yatırımcının aldığı risk beklediği getiriyi elde edememesi, yani elde ettiği getiride "sapma" olmasıdır. Modern portföy teorisinde bu risk standart sapma ile tanımlanmaktadır.

Korelasyon katsayısı: Korelaston katsayısı "kovaryans ve korelasyon" başlıklı yazıda oldukça detaylı anlatılmış olup, özet olarak değişkenler arasındaki hareketin benzerliğini ölçen hesaplamadır. Değişkenler birbirleri ile benzer hareket ediyorsa korelasyon katsayısı 1'e, farklı hareket ediyorsa -1'e yakın bir değer almaktadır.

Etkin sınır (Efficient Frontier): Etkin sınır MPT'nin çıktısıdır diyebiliriz. Etkin sınır, risk ve getiri düzeylerine göre alternatif portföy seçeneklerini gösteren çizgidir. Çizgide yer alan portföy seçenekleri belirli bir risk seviyesinde elde edilebilecek maksimum getiri alternatifini gösterirken, çizginin altında kalan bölgedeki alternatifler, aynı risk seviyesinde daha iyi getiri elde edilebilecek yatırım alternatifleri olduğundan etkin değildir. Çizginin üst bölgesinde ise uygun portföy alternatifi bulunmamaktadır.

 

Onur CEYLAN
Author: Onur CEYLANWebsite: https://tr.linkedin.com/in/onurceylanEmail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Hakkımda
Yatırımcı, Finans ve Sermaye Piyasası Uzmanı ( S P K ileri düzey lisansı ve türev araçlar lisansı sahibiyim. Eski bankacıyım, uzun süredir bireysel yatırım portföyümü yönetiyorum. Piyasarehberi.org sitesindeki yazılar finansal okur yazarlığa katkıda bulunmak amacıyla tarafımdan yazılmaktadır, site içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ).