"Verim eğrisi" ya da diğer adıyla "getiri eğrisi" vade ve faiz oranları arasındaki ilişkinin grafiksel gösterimidir. Verim eğrisinin şekli merkez bankaları gibi karar vericilerin, ekonomistlerin ve yatırımcıların gelecekte piyasanın ve ekonominin durumu ile ilgili tahmin yapmalarını ve buna göre gelecekle ilgili karar almalarını sağlayan önemli bir göstergedir.

Hazine bonosu ve devlet tahvillerinin verim eğrisi, mortgage ve kredi faizleri gibi diğer borçlanma araçları için bir gösterge niteliğindedir, bu nedenle verim eğrisi ifadesi sıklıkla devlet iç borçlanma senetlerinin vade ve faiz ilişkisi için kullanılmaktadır. Bono ve tahvillerin getirileri vadelerine göre değişiklik göstermektedir, verim eğrisi ile genellikle 1 yıldan kısa, 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl, 10 yıl ve 30 yıllık tahvil faizleri karşılaştırılmaktadır.

Verim Eğrisi Nasıl Çizilir?

Verim eğrisi, dikey eksende faiz oranları yatay eksende ise vadeler yer alacak şekilde çizilmektedir. Örneğin belirli bir tarihte Türkiye'de vadelerine göre devlet tahvillerinin getirilerinin aşağıdaki gibi olduğunu varsayalım:

Vade Faiz %
1 yıl vadeli tahvil faizi  8,5

3 yıl vadeli tahvil faizi

5 yıl vadeli tahvil faizi 9,3 
10 yıl vadeli tahvil faizi 9,5 

Bu durumda ilgili tarihte Türk tahvillerinin getiri eğrisi, yani tahvil faizleri ile vadeler arasındaki ilişki aşağıdaki gibi olacaktır: Örnek getiri eğrisi

Grafikten de görüleceği üzere getiri eğrisi her bir vadeye ait mevcut faiz oranı işaretlenmesi ve daha sonra bu noktaların birleştirilmesi yöntemiyle çizilmektedir. Verim eğrisi sabit değildir, faiz oranlarındaki değişiklikler verim eğrisinin şeklini değiştirmektedir. Verim eğrisinin eğimi ne kadar fazlaysa kısa ve uzun vade faiz oranları arasındaki fark da o kadar fazladır.

Verim Eğrisi Modelleri Nelerdir?

Faizlerde oluşacak değişiklikler nedeniyle verim eğrisi farklı şekiller alabilmektedir. Her bir grafik ekonominin geleceği ile ilgili farklı bir mesaj verecektir. Normal, ters ve yatay olmak üzere üç temel verim eğrisinden bahsetmek mümkündür:

Normal Eğimli Verim Eğrisi (Normal Yield Curve) ya da pozitifi eğimli getiri eğrisi normal şartlarda olması gereken faiz ve vade ilişkisini göstermektedir. Normal koşullarda kısa vadeli borç verme faizlerinin düşük, uzun vadeli faizlerin ise yüksek olması beklenir.

Basitçe anlatmak gerekirse; devlet tahvili almak devlete tahvilin vadesi boyunca borç vermek anlamına gelmektedir. Tahvilin vadesi dolduğunda devlet yatırımcıya borcunu öder ve bu süre zarfı boyunca kullandığı borç için bir faiz ödemesi yapar. Bedeli yıllar sonra geri alınacak borç, bir kaç ay sonra alınacak borçtan daha risklidir, çünkü borcun geri ödeme zamanı uzadıkça, bu süre zarfında borcun vadesinde ödenememesine neden olabilecek bir çok gelişme yaşanabilir. Bu durumda normal koşullarda borç veren tarafın daha uzun vadeli borçlar için daha yüksek getiri talep etmesi beklenir.

Vade ile ilgili riskler dışında verim eğrisinin pozitif eğimli olmasının bir diğer nedeni de enflasyon ile ilgili beklentilerdir; gelecekte ekonomik aktivitede artış ve enflasyonda yükselme bekleniyorsa uzun vadeli faiz oranları kısa vadeli faiz oranlarına göre yüksek olacaktır.

Özetle vade uzadıkça faizin de yükseldiğini gösteren bu ilişki "normal eğimli getiri eğrisi" ile gösterilmektedir. Normal eğimli getiri eğrisi aşağıdaki grafiğe benzer bir görüntüdedir. normal eğimli verim eğrisi

Yatay Verim Eğrisi (Flat Yield Curve) aşağıdaki grafikte görülebilir. Vadenin değişmesine rağmen faiz oranlarında büyük değişikliklerin olmadığı durumda verim eğrisi yataya yakın bir görüntüde oluşur. Yatay verim eğrisi ekonomik görünüm, enflasyon ve faiz oranları ile ilgili oldukça fazla belirsizlik olduğunu göstermektedir. Enflasyonda değişiklik beklenmemektedir, ya da kararsızlık hakimdir. Verim eğrisinin pozitif eğimden yatay pozisyona geçmesi gelecekteki ekonomik yavaşlamanın habercisi olabilir.

yatay verim eğrisi

Ters Verim Eğrisi (Inverted Yield Curve) kısa vadeli faiz oranlarının uzun vadeli faiz oranlarından yüksek olduğu durumda oluşur. Ters getiri eğrisi resesyon (ekonomik durgunluk) göstergesi olabilir.

Ters verim eğrisi

Verim Eğrisi ile Para Politikası Arasındaki İlişki Nedir?

Yukarıda verim eğrisi modellerinde de belirtildiği üzere normal verim eğrisi gelecekteki ekonomik büyüme beklentisinin göstergesidir, buna bağlı olarak gelecekte enflasyonun artması da beklenmektedir, böyle bir durumda uzun vadeli faiz oranları daha yüksek olur. Tahvil piyasasındaki fiyat değişimleri sonucunda uzun vadeli tahvillerin faizlerinde düşüş yaşanırsa ve normal eğimli verim eğrisi yataylaşmaya ve hatta negatif eğimli hale gelirse gelecekteki ekonomik aktiviteler ile ilgili ve dolayısıyla enflasyon ile ilgili beklentilerde düşüş olduğu söylenebilir.

Yatırımcı beklentileri dışında bir ülkede uygulanan para politikası da verim eğrisinin şeklini yakından etkilemektedir. Para politikasından sorumlu kurum merkez bankasıdır. Merkez bankasının temel amacı ülkedeki fiyat istikrarını sağlamaktır, bunun için de enflasyonun kabul edilebilir seviyede tutulması gerekmektedir.

Merkez bankası getiri eğrisinin durumuna bakarak enflasyon ile ilgili beklentileri görebilir, sıkılaştırıcı ya da genişletici para politikası uygulayarak enflasyonu kontrol altında tutabilir, bunun için de elindeki en önemli araç kısa vadeli faiz oranlarıdır;

  • Enflasyon beklentilerini düşürmek ve dik verim eğrisini yataylaştırmak için: Kısa vadeli faiz oranları yükseltilirse, yani parasal sıkılaştırma uygulanırsa ekonomi yavaşlar ve enflasyon düşer, bunun sonucunda gelecekteki enflasyon beklentisi düşerse yatırımcılar uzun vadeli borçlanma senetleri için daha düşük faiz talep eder, 
  • Enflasyon beklentilerini yükseltmek ve negatif verim eğrisini düzeltmek için: Kısa vadeli faiz oranları düşürülürse, para arzı artar, parasal genişleme olarak adlandırılan bu durumda enflasyon yükselir, bunun sonucunda gelecekteki enflasyon beklentileri yükselirse yatırımcılar daha uzun vadeli borçlanma senetleri için daha yüksek faiz talep eder. 

Görüldüğü üzere verim eğrisinin görünümü hem yatırımcıları hem de Merkez Bankası'nı yakında ilgilendirmektedir. Uzun vadeli faiz oranlarında daha çok yatırımcı beklentileri ve  piyasa belirsizlikleri etkili olurken kısa vadeli faiz oranlarında merkez bankalarının politikaları doğrudan etkilidir. Buna rağmen Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranlarını değiştirerek uzun vadeli faiz oranları ile ilgili beklentileri yönetebilme gücüne sahiptir.  

Onur CEYLAN
Author: Onur CEYLANWebsite: https://tr.linkedin.com/in/onurceylanEmail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Hakkımda
Yatırımcı, Finans ve Sermaye Piyasası Uzmanı ( S P K ileri düzey lisansı ve türev araçlar lisansı sahibiyim. Eski bankacıyım, uzun süredir bireysel yatırım portföyümü yönetiyorum. Piyasarehberi.org sitesindeki yazılar finansal okur yazarlığa katkıda bulunmak amacıyla tarafımdan yazılmaktadır, site içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ).

Etiketler Faiz TCMB