Her ay binlerce yeni şirket büyük umutlarla iş dünyasına katılıyor, fakat uluslararası istatistiklere göre yeni kurulan her 10 şirketin 8'i çeşitli nedenlerle ilk iki yıl içinde kapanıyor. Peki bazı şirketler yollarına devam ederken neden küçük ve orta boy işletmelerin büyük çoğunluğu çok kısa sayılabilecek bir sürede iflas ediyor?

Şirketlerin batma sebeplerini özetlemeye çalışalım;

1. Nakit Akışını Yönetememek:

Şirketlerin büyük bir kısmı için tartışmasız en önemli sorun nakit akışının düzenlenememesidir. Nakit akışı, şirket faaliyetleri ile ilgili nakit girişleri ile çıkışları arasındaki ilişkidir. Bir şirketin kaynaklarını nerelerde kullandığını ve ne kadar kaynağa ihtiyacı olduğunu görmesini sağlar. Nakit akışı bozulduğu takdirde likidite problemleri oluşur, şirket ödemeleri ve doğal olarak faaliyetleri aksar.

Burada geçen nakit ifadesi kar ile karıştırılmamalıdır. Nakit kar elde edebilmek için gereken bir araçtır ve karlı şirketler de nakit akış problemleri nedeniyle iflas edebilirler. Nakit yönetimi yalnızca yeni şirketlerin problemi değildir, bu sorun her büyüklükteki şirkette görülebilir.

2. Büyüme Stratejisine Sahip Olmamak:

Yeni girişim dönemini atlatmış, ürününü ya da markasını kabul ettirmiş, iyi bir pazar oluşturmuş bir şirket istese de istemese de büyüme sürecine girecektir. Şirketin büyüme ihtiyacı ile beraber yönetim, personel, üretim ve finans alanlarında da önemli değişikliklere gitmesi gerekecektir. Genellikle şirket yönetiminin farklı boyutta işlerin aynı yöntemlerle devam edebileceğini düşünmeleri şirketin sonunu getirebilir.  

Aynı zamanda satış, ortaklık ya da halka açılma gibi alternatif finansman kaynakları kullanılırken yapılan zamanlama hataları da şirkete oldukça zarar verebilir. Bu nedenle, ilgili finansman kaynaklarının da büyüme stratejisinin içinde doğru değerlendirilmesi gerekir. 

3. Aşırı Özgüven ya da Özgüvensizlik:

Bu madde daha çok yönetim sorunu olarak özetlenebilir. Aşırı özgüven hataların görülmesini engeller. Özellikle büyüme aşamasına geçmiş şirketlerde, başarı duygusunun verdiği psikoloji ile ısrarla alınan yanlış kararlar tehlikeleri de beraberinde getirir. Şirket içinden ve dışından alınan bazı sinyaller görmezden gelinir, örneğin olumsuz pazar araştırmalarına rağmen yeni bir ürünün ısrarla pazara sunulması gibi sorunların kaynağında bu tip yönetim problemleri yatmaktadır.

Bir şirket yönetimi için aşırı özgüven ne kadar tehlikeliyse özgüvensizlik de bir o kadar başarısızlığı hızlandıracaktır. Sonuç olarak, işletmenin risklerin olmadığı bir ortamda faaliyet göstermesi mümkün değildir. Gerekli koşullarda özgüvensizlik nedeniyle kritik kararların alınamamasının bedelleri ağır ödenebilir.  

4. Yeniliklere Uyum Sağlayamamak:

İş dünyası sürekli değişim halindedir, 10 yıl öncesinin iş dünyası ile bugün arasında onlarca önemli farktan bahsedilebilir. Dijital yaşamın iş dünyası için bu kadar önemli olduğu bir dönemde işin internet ortamına taşınamaması, ya da satılan ürün ile ilgili değişen trendlerin takip edilmemesi sonucu oluşan adaptasyon sorunları şirketlerin batma sebepleri arasında sayılabilir. Belki 10-15 yıl önce bu şekilde kaybedilen zaman ve müşteri telafi edilebilirken artık aynı hızda adaptasyon mümkün olmayabilir. Nokia ya da blackberry gibi dev bir firmanın akıllı telefon/tablet pazarına ayak uyduramaması sonucu büyük sıkıntılar yaşadığını unutmamak gerekir. 

5. Tek Adam Olmak ya da Ortaklık Sorunları Yaşamak:

Ülkemizde şirketlerin büyük kısmı aile şirketi olarak faaliyet göstermektedir. Kurumsallaşmanın başlatılmadığı bu tip şirketlerde yönetim bir ya da birkaç aile büyüğünün elindedir. Kurumsallaşmanın gecikmesi, yani sorumlulukların devredilmesi geciktikçe beraberinde şirketin sorunları da büyümeye başlar. Genellikle bu sorun şirket sahibinin işin en büyük parçası olması, bütün sorumluluğu üstlenmiş olması ve kendisinden sonra işi devredebileceği birinin olmaması durumunda yaşanır. Bu durumda ya şirket sahibi "tükenir" ya da işletme çevresindeki bir çok fırsata tepki veremez hale gelir.

Bir diğer aile şirketi sorunu da ortaklar, ya da çoğu zaman kardeşler arasındaki güvensizlik ve çekişme ortamıdır. Ortaklık sorunları, şirketlerin batma nedenleri arasında oldukça büyük bir yüzdeye sahiptir.  Bu ülkemize özgü bir durum değildir, dünyanın sayılı şirketlerinde bile bu sorun görülebilir.   

Şirketlerin batma sebeplerine onlarca yeni madde eklenebilir. Bazı şirketler bulundukları sektör nedeniyle, bazıları ise yönetim yapısındaki bir çok sorun ya da nitelikli personel sıkıntısı nedeniyle diğerlerine göre daha kırılgan olabilir. Bu yazıda sadece Türkiye özelinde değil, tüm dünyada şirket başarısızlıklarının, özellikle de yeni kurulan ya da büyüme aşamasındaki şirket başarısızlıklarının en bilinen ortak nedenleri özetlenmiştir. 

Onur CEYLAN
Author: Onur CEYLANWebsite: https://tr.linkedin.com/in/onurceylanEmail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Hakkımda
Yatırımcı, Finans ve Sermaye Piyasası Uzmanı ( S P K ileri düzey lisansı ve türev araçlar lisansı sahibiyim. Eski bankacıyım, uzun süredir bireysel yatırım portföyümü yönetiyorum. Piyasarehberi.org sitesindeki yazılar finansal okur yazarlığa katkıda bulunmak amacıyla tarafımdan yazılmaktadır, site içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ).

Etiketler Kobi